Makaleler

SARAYIN SIRLARINA DIŞARIDAN BİR BAKIŞ (25.12.2017 Türkiye)

Şehzade öğretmeni Safiye Ünüvar’ın hatıratını yeniden yayına hazırlayan Dr. İbrahim Pazan “Safiye Hanım, halktan biri olarak saraya girip, oradaki hayatın en ince detaylarını anlatmış” diyor.

Murat ÖZTEKİN

Batılı seyyahların ‘hayalî’ tasvirleri bir yana Osmanlı saraylarındaki sırlı hayatın detaylarına dair çok az hatırat yazıldı. O hatıratlardan biri de şehzade öğretmeni Safiye Ünüvar Hanımefendi’nin kaleme aldığı kitap... 1915 yılında Sultan Reşad Sarayı’na girerek, 10 sene boyunca padişah torunlarına muallimelik yapan Ünüvar’ın hatıratı, saltanatın merkezine halk gözünden bakış olduğu için bir ilk... Safiye Hanım’ın o eseri yıllar sonra hanedan tarihçisi Dr. İbrahim Pazan tarafından tekrar neşredildi. Babıali Kültür Yayınları etiketiyle çıkan “Bir Muallimenin Gözünden Sultan Reşad Sarayı” isimli eser, Osmanlı sarayları hakkında pek çok bilinmeze kapı aralıyor. Biz de Dr. Pazan’la eseri ve Safiye Hanım’ı konuştuk...

Saray hayatının detaylarını anlatan çok fazla kitap yok. Sebebi nedir?

Osmanlı Devleti’nde padişahın, ailesiyle beraber yaşadığı saray bölümüne Harem-i Hümayun denirdi. Hareme, orada yaşayan şehzadeler dışında hiçbir erkek adım atamazdı. Halk, sarayda yaşayanların çoğunun adını bile bilmiyordu. Padişahın özel hayatını yazmak, yayınlamak da kimsenin haddine değildi. Mevcut Türkçe hatırat kitapları zaten cumhuriyet devrinde yazılmış.

Bazı ecnebi kalem erbabı saraydaki haremi anlatmışlar ama...

Harem’de yaşananlara şahit olmak, saray dışından Müslüman kişiler için bile mümkün değildi. Nerede kaldı ki, ecnebiler için mümkün olsun. Sadece son devirlerde bazı ecnebi doktorların bizzat padişahın nezaretinde, muayene için hareme girdiğini biliyoruz. Onlar da orada sınırlı bir şekilde hareket etmişler. Yani yazılanlar, büyük ölçüde hayal mahsulü.

ON SENELİK GÖZLEM... 

Peki, Safiye Ünüvar’ın hatıratını yeniden neşrettiniz, kimdir Ünüvar?

Safiye Ünüvar Hanımefendi, Sultan Reşad Sarayı Başimamı İsmail Hakkı Efendi’nin eşinin yeğeniydi. Kız Öğretmen Okulundan mezun olduktan sonra, eniştesinin aracılığıyla Padişah’ın torunlarına öğretmen tayin edilerek 1915’te saraya girdi. Önce birkaç yıl Yıldız ve Dolmabahçe Saraylarında yaşadı. Daha sonra 1924’te hanedanın sürgün edilmesine kadar Şehzade M. Ziyaeddin Efendi’nin köşkünde vazifesine devam etti.

Hatıratın bizim için önemi ne?

Genç bir muallime olan Safiye Hanım, çok iyi de bir gözlemciymiş. Saray halkı ile iyi münasebetler kurmuş. Böylece sarayın her noktasına girebilmiş ve oradaki hayatıyla alakalı en detaylı bilgilere vakıf olabilmiş. Yaklaşık on yıl boyunca yaşadıklarını hatıratında aktarmış. Sarayla alakalı gözlemlerini, diğer saray mensubu hatırat sahiplerinin aksine halktan biri olarak kaleme almış olması, verdiği bilgilerin değerini bir kat daha artırmakta.

HAREMDE YÜKSEK SESLE BİLE KONUŞULMAZDI

Saray hayatına dair onun eserinden neler öğreniyoruz?

Safiye Hanım’ın hatıratından, padişah ile eşlerini ve diğer yakınlarını hem şekil hem de davranışları bakımından tanıma fırsatı buluyoruz. Haremde gerçekleştirilen toplantıları, giyilen kıyafetleri, yenilen yemekleri ve içilen kahveleri bütün adabımuaşereti ile gözümüzde canlandırabiliyoruz. Safiye Hanım’ın anlattıklarından, sarayda hiç de anlatıldığı gibi şaşaalı bir hayatın olmadığını öğreniyoruz.

Ünüvar’ın nasıl bir harem tasviri var?

Hatıratı okuyunca harem halkının, rütbesine ve konumuna göre birbirine resmî davrandığı, bütün hareketlerin belli kurallar içinde yapıldığı, neredeyse bir devlet dairesi yaşantısının hüküm sürdüğü intibaını anlıyorsunuz. Gürültü patırtı bir yana yüksek sesle konuşmanın bile hoş karşılanmadığı bir ortamdan söz ediyoruz. Zaten her devirde Osmanlı sarayındaki terbiye, dalga dalga bütün ülkeye sirayet edegelmiş.

Hatırata yeni bilgiler de ilave etmişsiniz... 

Hatıratın devamında detaylı bir ilave bölüm kaleme aldım. Bu bölümde, hatıratta vuku bulan olaylar ve adı geçen bütün hanedan mensuplarının hayatını anlattım. 

Bu yazı, Türkiye Gazetesi'nin 25 Aralık 2017 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.


http://www.turkiyegazetesi.com.tr/kultursanat/530523.aspx

 

 

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SON SARAYLILAR KONFERANSI

27 Nisan 2017 günü, İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde, İstanbul Üniversitesi Tarih ve Düşünce Topluluğu ve kelambaz.com'un organize ettiği "Son Saraylılar" konulu sohbeti gerçekleştirdim.




YAVUZ SULTAN SELİM HAN VE HAKKINDA SÖYLENENLER (TRT1)

Sunuculuğunu Pelin Çift'in yaptığı ve Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil'in daimi yorumcusu bulunduğu TRT1'de yayınlanan Tarih Sahnesi programına 7 Nisan 2017 günü konuk oldum. Trabzon'da 29 yıl sancakbeyilik yaptıktan sonra, olaylı bir tahta çıkış süreci yaşayan, 8 yıllık kısa süren saltanatına rağmen imparatorluk topraklarını iki sefer-i hümayun ile iki buçuk katına çıkaran, halifeliği İstanbul'a getiren Yavuz Sultan Selim Han hakkında, vefatından neredeyse 500 sene sonra söylenenler, isnatlar, iftiralar ve diğer hususlar konuşuldu.




OSMANLI HANEDANI VE SÜRGÜNÜ (24 TV)

Osmanlı Hanedan ailesine uygulanan sürgünün 92. yıl dönümünde konuyu irdelemek üzere 24 TV'de 12.3.2016 saat 22:15'te yayınlanan "An ve Zaman" programında Şehzade Orhan Osmanoğlu ve Dr. İbrahim Pazan Koray Şerbetçi'nin konuklarıydı...


OSMANLI'NIN HAZİN SÜRGÜN HİKAYELERİ (TGRT FM)

TGRT-FM "Söz Sözü Açtı" programında, Ataullah Arvas Bey ile 92. yıl dönümünde Osmanlı'nın hazin sürgünün hikayelerini konuştuk. Program 18.3.2016 Cuma günü 13.10'da yayınlandı...


Saturday the 24th. Telif Hakkı © 2012 http://www.ibrahimpazan.com Her hakkı saklıdır.
Copyright 2012

©