Makaleler

İSPANYA-ANDORRA (8-12 Ekim 2010)

Gidiş: 8 Ekim 2010 İstanbul-Barcelona

Dönüş: 12 Ekim 2010 Barcelona-İstanbul

Barcelona-Girona-Figueres-Barcelona (Kara Yoluyla)

Barcelona-Andorra-Barcelona (Kara Yoluyla)


Güzergâh 

*

 

Reina Maria Cristina Caddesi’nin İspanya Meydanı’na açıldığı yerde, caddenin iki tarafında yer alan ve Venedik’teki Aziz Mark Bazilikası'nın çan kulesine benzetilerek 1929 Barcelona Uluslararası Fuarı için yapılmış Venedik Kuleleri


*


1929 Barcelona Uluslararası Fuarı için inşa edilen ve içinde Katalunya Milli Sanat Müzesi'nin bulunduğu Milli Saray (Palau Nacional) - Barcelona


*

Montjuïc Tepesi’nden Barcelona şehri

*

Montjuïc Tepesi’ndeki teleferik arızalı olunca buna binme planımız suya düşüyor - Barcelona


*

1992 Barcelona Olimpiyat Oyunları için yapılan Olimpik Liman’ın hemen önünde yer alan ve Barcelona’nın en yüksek yapıları olan ikiz Torre Mapfre ve Hotel de Las Artes (Hotel Art) gökdelenleri

*

Barcelona'nın ünlü mimarı Antoni Gaudí'nin yapımını hayattayken bitiremediği, hatta inşaatı hala süren La Sagrada Familia Bazilikası - Barcelona

*

Deniz altı araştırmaları için Mühendis Narcís Monturiol i Estarriol tarafından 1862’de imal edilen Ictineo II isimli denizaltının 1992’de yapılan kopyası - Barcelona

*

Antoni Gaudí'nin yaptığı Casa Milà (La Pedrera) binası - Barcelona

*

Antoni Gaudí'nin yaptığı Casa Batlló binası - Barcelona 

*

Meşhur La Rambla Caddesi'ndeki canlı heykeller - Barcelona

*

La Rambla Caddesi'nin deniz kıyısındaki ucunda Kristof Kolomb heykeli. 60 metre boyundaki yapı 1888'deki Barcelona Uluslararası Fuarı için yapılmış. - Barcelona

*

Barcelona'nın meşhur Güell Parkı'nda bolca bulunan kaktüsler. Herkes bir şeyler yazmış. Biz de fazla hasar vermeden izimizi bıraktık.

*

Güell Parkı'nda Antoni Gaudí'nin sanatını konuşturduğu yapılar  - Barcelona

*

Güell Parkı'nda Antoni Gaudí'nin yaptığı ilginç yapılar - Barcelona

*

Güell Parkı'ndan Barcelona manzarası

*

Güell Parkı'nı çevreleyen duvarlar - Barcelona

*

Girona şehrinde Gustave Eiffel tarafından yapılmış olan Pont de les Pescateries Velles yani Demir Köprü'den Saint Mary Katedrali

*

Saint Mary Katedrali'ndeki nikah töreni yeni bitmiş gelin ve damatla karşılaşıyoruz - Girona

*

Saint Mary Katedrali'nin hemen yakınında yer alan Arap Banyoları - Girona 

*

Şehir meydanında mermer bir sütuna tırmanmış aslan heykeli - Girona

*

 Salvador Dali Müzesi avlusunda bir zamanlar Al Capone'un olduğu sanılan 1941 model Cadillac, üzerinde Avusturyalı heykeltraş Ernst Fuchs'a ait Kraliçe Esther'in bronz heykeli, arkada tekerleklerden yapılmış sütun - Figueres

*

Bir tarafta Fransa, diğer tarafta İspanya, burası Andorra

*

SURİYE (1-4 Şubat 2007)

Gidiş: 1 Şubat 2007 İstanbul-Gaziantep

Dönüş: 4 Şubat 2007 Gaziantep-İstanbul

Gaziantep-Kilis-Öncüpınar-Halep-Hama-Humus-Şam-Busra (Kara Yoluyla)

 

 

Güzergâh

*

Ümeyye (Zekeriyya Aleyhisselam) Camii - Halep

*

Ümeyye (Zekeriyya Aleyhisselam) Camii'nin Sütunlarından Biri Üzerinde Osmanlı Padişahı Sultan Birinci Mahmud Han'ın Tuğrası - Halep

*

Halep Kalesi 

*

1899 Yılında Sultan İkinci Abdülhamid Han Tarafından Yaptırılan Saat Kulesi - Halep

*

İslam İnanışına Göre Hazret-i İsa'nın Kıyamete Yakın Yeryüzüne İneceği Ak Minare - Emeviye Camii - Şam

*

Peygamberimizin Çocukken Amcasının Ticaret Kervanı ile Gelip Kaldığı Manastırın Konaklama Tesisi - Busra

*


Peygamberimizi Daha Çocukken Tanıyan Rahip Bahîra'nın Manastırı - Busra

Peygamberimiz sekiz yaşından sonra amcası Ebû Tâlib’in yanında kalmaya başladı ve onun himayesinde büyüdü. Ebû Tâlib bir defasında Şam’a ticaret için giderken Muhammed Aleyhisselâm’ı da dokuz veya on iki yaşında bulunduğu sırada yanında götürdü. Ticaret kervanı uzun bir yolculuktan sonra Busra’da Hıristiyanlara mahsus bir manastırın yakınında konakladı. 

Bu manastırda Bahîra adında bir rahip vardı. Önceden Yahûdî âlimlerinden iken sonradan Hıristiyan olan bu bilgili rahibin yanında elden ele geçerek saklanan bir kitap bulunmakta ve birçok şey ondan sorulmakta idi. Kureyş kervanı daha önceki yıllarda buradan defalarca gelip geçmesine rağmen hiç ilgilenmeyen ve her sabah manastırın damına çıkıp kafilelerin geldiği yöne bakarak merakla bir şey bekleyen rahip Bahîra’ya bu defa bir hâl olmuş ve heyecanla irkilip yerinden fırlamıştı. Çünkü o, Kureyş kervanı uzaktan göründüğü sırada kervanın üstünde beyaz bir bulutun da onlarla birlikte akıp geldiği ve onların yanına oturduğu ağacın üstünde durduğunu görmüştü. Bu bulut Muhammed Aleyhisselâm’ı gölgelemekte idi. Kervan konunca Muhammed Aleyhisselâm’ın altına oturduğu ağacın dallarının üzerine doğru eğildiğini görerek iyice heyecanlanan rahip, hemen bir sofra hazırlatıp, acele ile bir de davetçi göndererek Kureyş kervanında bulunanların hepsini yemeğe davet etti.

 Kervanda bulunanlar Muhammed Aleyhisselâm’ı mallarının yanında gözcü olarak bırakıp rahip Bahîra’nın yanına gittiler. Bahîra gelenlere dikkatle bakıp; “Ey Kureyş topluluğu, içinizden yemeğe gelmeyen var mı?” diye sordu. “Evet, bir kişi var” dediler. Rahip Bahîra ısrarla, Onun da çağrılmasını isteyince gidip çağırdılar. Gelir gelmez dikkatle Ona bakmaya, incelemeye başlayan Bahîra, yemekten sonra hâllerine, işlerine dair birçok soru sordu. Muhammed Aleyhisselâm da cevap verdi. Bahîra gördüğü alâmetlerin ve aldığı cevapların hepsinin, âhir zamanda gelecek peygamberin sıfatları hakkında bildiklerine tam uyduğunu gördü. Sonra sırtını açıp nübüvvet mührüne baktı ve Ebû Tâlib’e; “Bu çocuk senin neslinden midir?” dedi. Ebû Tâlib; “Oğlum” deyince Bahîra; “Kitaplarda bu çocuğun babasının sağ olmayacağı yazılı, O senin oğlun değildir” dedi. Bu sefer Ebû Tâlib; “O benim kardeşimin oğludur” dedi. “Babası ne oldu?” deyince de, Onun doğumuna yakın öldüğü cevabını alan Bahîra; “Doğru söyledin, annesi ne oldu?” dedi. Ebû Tâlib; “O da öldü” deyince yine; “Doğru söyledin” dedi. Sonra da ısrarla şöyle dedi: “Kardeşinin oğlunu hemen memleketine geri götür. Onu, hasetçi Yahûdîlerden koru! Vallahi Yahûdîler bu çocuğu görüp, benim fark ettiklerimi fark ederlerse, Ona bir zarar vermeye kalkışırlar. Çünkü kardeşinin oğlunda büyük bir hâl ve şan vardır. Bu, peygamberlerin sonuncusu olacaktır. Getireceği din bütün yeryüzüne yayılsa gerektir. Sakın bu çocuğu Şam’a götürme, mübarek bedenine bir zarar verirler” dedi. Ebû Tâlib, Bahîra’nın bu sözleri üzerine Şam’a gitmekten vazgeçti ve mallarını Busra’da ucuz fiyata satıp Mekke’ye döndü.


*

O Zaman 10 Yaşında Olan Kızım Gülsüm Serra, Roma İmparatorluğu Döneminden Şehir Kalıntıları Önünde - Busra

*

Ebû Bekr-i Sıddîk Camii - Busra

*

Busra'yı Keşfettikten Sonra Otobüsümüze Geri Dönüyoruz. Yolcularının Üzerine Titreyen Rehberimiz Gaziantep Yeşil Cami Emekli İmamı Muhterem Fevzi Hoca ve Çilekeş Şoförümüz Mustafa Bey'e Selamlar...

SURİYE (8-11 Aralık 2006)

Gidiş: 8 Aralık 2006 İstanbul-Gaziantep

Dönüş: 11 Aralık 2006 Gaziantep-İstanbul

Gaziantep-Kilis-Öncüpınar-Halep-Hama-Humus-Şam (Kara Yoluyla)


Güzergâh

*

Halid Bin Velîd Camii - Humus 

*

Halid Bin Velîd Hazretlerinin Cami İçinde Bulunan Türbesi - Humus 

*

Ubeydullah Bin Ömer Hazretlerinin Halid Bin Velîd Camii'nin İçinde Bulunan Makamı - Humus 

*

Muhyiddîn-i Arabî Hazretlerinin Türbesi ve Camii - Şam 

*

Muhyiddîn-i Arabî Hazretlerinin Türbesinin Girişi. Tuğra Sultan İkinci Abdülhamid Han'ındır. - Şam 

*

Muhyiddîn-i Arabî Hazretlerinin Kabri - Şam 

*

PAKİSTAN (18-25 Aralık 2001)

Gidiş: 18 Aralık 2001 İstanbul-Dubai-Karaçi-İslamabad

Dönüş: 25 Aralık 2001 İslamabad-Karaçi-Dubai-İstanbul

İslamabad-Lahor-İslamabad (Kara Yoluyla)

İslamabad-Peşaver-İslamabad (Kara Yoluyla)

Güzergâh

*

Şeyh Faysal Camii - İslamabad

*

Margalla Tepeleri'nin Ortasında Bulunan Meşhur Seyir Yeri Daman-ı Koh'tan İslamabad

*

Bââhî Camii - Lahor

*

Bââhî Camii'nin 53,75 m Uzunluğundaki Dört Minaresinden Kuzey-Doğu Köşesinde Olanı (Arka Planda Maharaja Ranjit Singh Türbesi) - Lahor

*

Bââhî Camii'nin Avlusundan, Caminin Doğusunda Yer Alan Lahor Kalesi'nin Alemgîr Kapısı. Ön Tarafta Hazuri Bağ İsmindeki Parkın Ortasındaki On İki Kapılı Hazuri Bağ Baradari Denilen Pavyon - Lahor

*

Lahor Kalesi'ndeki Binalardan Divan-ı Âm Odası

*

Arkadaşım Muhammed Tahir'in Tanıdığı Lahorlu Bir Aile Bize Mahalli Yemeklerle Donattığı Sofrasını Açıyor

*

Büyük Tasavvuf Âlimi Dâtâ Genc-Bahş Ali Hücvîrî Hazretlerinin Türbesinin Bulunduğu Külliye (Bââhî Camii'nin 1 Kilometre Kadar Güneyindedir) - Lahor 

*

Tasavvuftaki En Muteber Kitaplardan Olan Keşfü'l-Mahcûb'un Yazarı Dâtâ Genc-Bahş Ali Hücvîrî Hazretlerinin Kabri - Lahor

YUNANİSTAN (9-11 Kasım 2001)

Gidiş: 9 Kasım 2001 İstanbul-İpsala-Dedeağaç-Gümülcine-İskeçe-Kavala-Selanik

Dönüş: 11 Kasım 2001 Selanik-Kavala-İskeçe-Gümülcine-Dedeağaç-İpsala-İstanbul

Güzergâh

*

Karacaoğlan Köyü Camii

Sınır kapısı İpsala'dan Yunanistan'a girildiğinde karşılaşılan ilk büyük kent, sınıra 44 kilometre uzaklıkta, Ege kıyısındaki Dedeağaç (Alexandroupoli). Daha sonra, buradan 65 kilometre mesafedeki tarihi kent Gümülcine'ye (Komotini) geliniyor. Bu iki şehrin ortasında Şapçı (Sapes) ve Kozlukebir (Arriana) beldeleri var. Türk nüfusun yoğun olduğu bu beldeleri ziyaret ettik. Gümülcine'ye 13 kilometre mesafe kaldığında, sizi şirin bir Türk köyü olan Karacaoğlan (Aratos) karşılar. Anavatandaki köylerimizle tamamen aynı olan evleri, kahveleri ve minareli güzel camisi ile tam bir Türk köyü...

Camiden mevlit sesi geliyor. Mevlidin sonunda yapılan duadan iki gencin o gün dünya evine gireceğini anlıyoruz. Camiden çıkan köy halkıyla selamlaşıp birbirimize sarılıyoruz. Onlar bizden Anavatanın kokusunu alıyorlar, biz de sınır ötemizde olmalarına rağmen benliklerini hiç kaybetmemiş bu insanlardan soydaşlık ve dindaşlık duygusunun elektriğini... 

*

"Düğün yemeğini beraber yemeden bırakmayız!" diyorlar. Hep beraber ikram mekânına gidip hazırlanmış masalara oturuyoruz. Önce ortaya konan bol yağlı şehriye çorbasına hep beraber kaşık sallıyoruz. Yine büyük bir tabakta ikram edilen ve daha yenice kesilen bir dana olduğu anlaşılan taze etin lezzeti damaklarımızda kalıyor. Eh ardından da tereyağlı pilav ve en son ağızda dağılan irmik helvası...

Düğün sahibini ve damadı tebrik edip köylülerle vedalaşıyoruz. Çabuk adımlarla arabamıza doğru uzaklaşıyoruz... Gözlerimizde karışık duyguların göstergesi nemlilik hızını artırmadan ve bir sonraki kavuşmanın müjdecisi ellerimizi sallayarak...


*

 


Eski Cami – Gümülcine


* 

Yeni Cami'nin Kitabesi - Gümülcine

*

1817-1821 Yılları Arasında Kavalalı Mehmed Ali Paşa Tarafından Yaptırılan Külliyedeki Medresenin 2001'deki Harap Hâli. Daha Sonra Restore Edilerek 2004'te Lüks Bir Otele Çevrilmiştir - Kavala

*

Kavalalı Mehmed Ali Paşa Medresesi'nin Üst Katından Kavala 

*

O yıllarda İmaret Kafe ve Restoranı Olarak Kullanılan Kavalalı Mehmed Ali Paşa Medresesi Giriş Kapısı - Kavala 

*

Kavalalı Mehmed Ali Paşa Medresesi Giriş Kapısı Kitabesi - Kavala 

*

Kavalalı Mehmed Ali Paşa Konağı - Kavala 

*

1934'te Yunanlı Heykeltraş Dimitriadis Tarafından Yapılan Kavalalı Mehmed Ali Paşa Heykeli - Kavala 

*

Atatürk'ün Doğduğu Ev - Selanik 

*

Atatürk'ün Doğduğu Evdeki Odalardan Birinde Bulunan Anı Defteri - Selanik

Friday the 22nd. Telif Hakkı © 2012 http://www.ibrahimpazan.com Her hakkı saklıdır.
Copyright 2012

©