MÜHİMME DEFTERLERİ VE BİR HÜKÜM (2)

Yazdır

Önceki mesajımda bahsettiğim hükmün Latin harfleriyle çözümü aşağıdaki gibidir. Takip edilebilmesi için orijinal metindeki satırları muhafaza ettim.

 

Yazıldı.

Husrev Beg'e virildi.

Fî 24 Zi'l-hicce sene 967

İzvornik begine hüküm ki, Pojega sancağı âhara virilüp sancakbegi varınca livâ’-i mezkûrun hıfz u hırâseti mühimm ü lâzım olmagın

buyurdum ki, vusûl buldukda, te’hîr itmeyüp sancagun sipâhîlerinden kifâyet mıkdârı sipâhî ta‘yîn idüp alay-begilerine koşup

Pojega'ya gönderesin ki varup hıfz u hırâseti lâzım olan mahâlleri onat vechile hıfz idüp gaflet ile a‘dâdan

ve sâ’ir ehl-i fesâddân bir yire zarar u gezend irişdürmekden ziyâde hazer idesin. Husûs-ı mezbûr mahall-i ihtimâmdur, ana göre mukayyed olup

emrüm üzre sancagun  sipâhîlerinden mu‘accelen kifâyet mıkdârı sipâhî ta‘yîn idüp sancagun alay-begine koşup göndermek

bâbında dakika fevt itmeyüp ve ne mikdâr sipâhî ta‘yîn idüp ne târîhde irsâl itdügün yazup bildüresin. Şöyle bilesin.

Livâ’-i mezkûr serhad yirdür; hıfz u hırâseti ehemm-i mühimmâtdandur; te’hîr itmeyüp kalkup isti‘câl üzre memleket hıfzı içün varup

irişmek ardınca olasın, gaflet câ’iz degildür, ihmâl eylemeyesin. Bu kaydı sonradan Husrev Beg yazmışdur.

 

Şimdi bu hükümden ne gibi bilgiler çıkarabiliriz ona bir bakalım:

 

1- 3 numaralı Mühimme Defteri’nin 1546 numaralı bu hükmü, 1520 numaralı hüküm başında kayıtlı Yevmü'l-hamîs fî 21 Zi'l-hicce sene 967 tarihinde yani 12 Eylül 1560 Perşembe günü, İzvornik sancakbeyine hitaben yazılmıştır. 3 gün sonra, yerine ulaştırması için Hüsrev Bey’e verilmiştir.

2- O tarihte padişah Kanunî, sadrazam Damad Rüstem Paşa, 2. vezir Semiz Ali Paşa, 3. vezir Sokollu Mehmed Paşa idi. Zaman içinde sayıları fetihlere bağlı olarak devamlı değişmekle birlikte Kanunî döneminde eyalet sayısı 37'ye, sancak sayısı da 377'ye ulaşmıştı. İzvornik ve Pojega o tarihte Budin beylerbeyiliğinin 21 sancağı arasındaki komşu sancaklardı. Budin eyaletinin tamamı düşman toprakları ile temas noktası yani “serhad” olduğu gibi bu sancaklar da düşmanla sınırı olanlardan idi.

3- Pojega sancağının, sancakbeyinin ya vefatı ya başka bir yere tayini veya başka bir sebeple boş kaldığı anlaşılıyor. Yeni tayin edilen bey makamına ulaşıncaya kadar komşu sancak İzvornik’ten bu sancağa göz kulak olması isteniyor. İzvornik sancağındaki sipahilerden kafi miktarının ayrılıp bir alaybeyinin yanına katılarak acilen Pojega’ya gönderilmesi emrediliyor.

4- Mühimme defterlerindeki hükümlerin çoğunda “dakika fevt etmeden” gibi ikaz ve tembih ifadeleri genelde hep varsa da bu hükümde çok fazla ikaz, tekrar hatta tehdit yollu ifadeler dikkat çekiyor. Buradan İzvornik sancakbeyinin ya bu görevde yeni olduğu veya bu kadar ikaz ve tembihatı hak edecek lakayt bir mizaca sahip bulunduğu sonucunu çıkarıyorum.

5- Metinde artık oldukça yabancılaştığımız Arapça ve Farsça kelimeler yanında “koşmak” ve “onat” gibi iki Türkçe kelime dikkat çekiyor. Birisi “eklemek, katmak” diğeri de “layıkıyla” manasına geliyor.

6- Osmanlı küçük bir beylik olarak kuruldu ama binlerce yıllık Türk devlet geleneğini özünde hazır bularak başladı. Bazı tarihçiler Osmanlı Devleti’nin zaman eksenindeki encamını kuruluş, ilerleme, duraklama, gerileme ve nihayet yıkılma diye safhalara ayırırlar. Hocam Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık’tan öğrendiğim rafine bilgilerden biri de şudur: Dünya devletleri arasındaki önem sırasının değişmesi, karşılaşılan toprak kayıpları gibi mülahazalarla böyle tasnifler yapılabilir. Ancak Osmanlıda devlet bürokrasisi yani devlet cihazının işleyişinin nizamı bakımından, duraklama ve gerileme devri denen dönemlerde de hep ilerleme kaydedilmiştir. Bu gerçeği, Osmanlı arşivinin muhafaza edilip bize ulaşabilen bölümü bütün çıplaklığıyla göstermektedir.

Osmanlı arşivinde mevcut milyonlarca kayıt arasında şu yukarıda gördüğümüz kısa hükümden bile bunu anlamak mümkündür. Sancakbeyinden ne yapmasının istendiği şüpheye mahal vermeyecek şekilde anlatılıyor. İstenen şeyi yapınca nasıl ve ne zaman yaptığını merkeze bildirmesi isteniyor. Bu hüküm ne zaman yazılmış, yerine ulaştırmak üzere ne zaman ve kime verilmiş kaydediliyor.

7- Yine hükme dönersek, Osmanlı kayıtlarındaki bir ortak husus, aynı manaya gelen kelimelerin sıkça art arda kullanılmasıdır. Bundan kasıt, ifade kudretinin artırılması ve yanlış anlamaya meydan verilmemesidir. Yukarıdaki metinde “hıfz u hırâset”, “mühimm ü lâzım”, “zarar u gezend” ifadelerinde olduğu gibi.

8- Bugün Pojega Hırvatistan; İzvornik Bosna-Hersek sınırları içindeki şehirlerdir. Osmanlı arşivi aynı zamanda, bugün Osmanlı toprakları üzerinde kurulu olan ve sayısı çeşitli tasnif kriterlerine göre 50 ila 65 arasında değişen ülkenin de önemli bir tarih kaynağıdır. Hatta bazı ülkelerin bu kayıtlardan başka tarih kaynağı yoktur. Hatırlarsanız geçenlerde Filistin hükümeti bizden tapu kayıtlarını istemişti.

 

Bu yazı, 22 Ocak 2012 tarihinde http://groups.yahoo.com/group/OSMANLILAR adresindeki OSMANLILAR mesajlaşma grubunda yayınlanmıştır.

Yorumunuzu yazın...

    Tuesday the 17th. Telif Hakkı © 2012 http://www.ibrahimpazan.com Her hakkı saklıdır.
    Copyright 2012

    ©